Bora's profile..::İmtiyaz, Gücünü göst...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    October 29

    Vedalar Soğuk Olur

    İncinecek hal kalmadı bende,
    sana sadece bir tavsiye;

    vedalar soğuk olur, sıkı giyin!

    üşüyorum...

    duracağım burada
    gidişini seyredeceğim
    kıpırtısız, sakin gibi görüneceğim
    kavgasız olacak, fırtınasız olacak

    hayalleri taştan bir sevdaydı bizimkisi. kırılmazdı. yağmura kara dayanıklıydı. çığ olup düşerdi de kendine zarar vermezdi. kopmazdı. gidişler dönüşlere gebeydi de, hep acıtırdı her el sallayış. özlemler acıydı. yürek sabırsızdı. her dönüş, doğuştu aslında yeniden. ölüp ölüp dirilmek gibi değil de, yeniden doğmaktı.

    ama

    önce hayaller öldü! (cenaze meydanda kaldı, ulu orta)

    gönlüme bir kor düşer
    gitme öyle zamansız
    önce hayaller biter
    yanar külsüz dumansız

    acıyorum... ya da acıyorlar... elimde kalanları sayamıyorum. nasıl sayabilirim. ateş altında heryerim... dokunulamıyorum, onarılamıyorum, dona kaldım yanarken. sadece acıyorum, acınılıyorum... demişler inanmış, ağlayışları geçer sanmıştım. bir maddeyim... bedenim var senden kalan. benden gotürdüklerini isteyemiyorum. sen giderken sen olsaydın, benden gitmezdin. sen olmadın belki de hiç!

    bilmiyorum sensizliği...

    baharlar hiç gelmez
    mevsim hep kış olur
    günlerime güneş doğmaz
    hislerim uyur

    takvimleri kopardım attım sen giderken. saatleri kırdım... zaman!dan söz edilmesini istemiyorum artık... kış! soğuk işte. herkese olduğu gibi... derlerdi hep de inanmazdım, vedalar soğuk olur, sıkı giyin!

    ben bahardan kalmayım...
    sana yangındım, ama sensiz üşüyorum

    dilimden hiç düşmez
    adın hasret olur
    yüreğimde sızı dinmez
    gülmek güç olur

    acı işte. hangi hecesinden tutarsan tut bu böyle. ne sancım diner, ne ağrım. sattım 3 kuruşa gülüşlerimi... bak gamze gamze dolmuyor yüzüm. bak acı! bak yaş! bak soğuk!

    bakma... anlamayacak kadar uzağız artık. haa soğuk. demişlerdi zaten... ama yapacak birşeyim yoktu. sonunu bile bile lades dedim ben... mahkumum!
    September 03

    MİNNETTARIZ

    [IMG]http://www.borabicakci.com/sezerveda6.jpg[/IMG]

    Bugün gidiyor işte. Atatürk ilke ve devrimlerini yıpratmak için her fırsatı kullananlara karşı adeta bir KALE gibi direnen o güzel insan Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanı ceketini çıkartıyor üzerinden. Kendisine bu zamana kadar yaptıkları için saygılarımı sunmayı bir borç biliyorum. Kendisinden hazzetmeyenlerin kimler olduğunu herkes çok iyi biliyor. LAİKLİK HALKI BÜTÜNLEŞMEKTEN ALIKOYUYOR diyen kimse Sezer'i sevmeyende onlar. LAİKLİK TANIMI DEĞİŞMELİDİR diyen kimse Sezer'i sevmeyen onlar. ATATÜRK İLKE VE INKILAPLARINI BENLİĞİMİZDEN SİLMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPAN KİMSE Sezer'i sevmeyen Onlar..... BULDUKLARI HER YERE NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE YAZARAK HALK İÇİNDE AYRIMCILIK YAPIYORLAR diyen kimse Sezer'i sevmeyen onlar.

    Biz seni çok sevdik Sayın Sezer. Herşey için teşekkürler

    ------------------------------------------------------------------------------------------------

    Sezer, 2007 yılı başına kadar verilen ödeneklerin hiçbirini tam olarak kullanmadı. 2007’ye kadar olan 7 yıllık bütçeden 40 milyon YTL tasarruf edip, bu parayı Maliye Bakanlığı’na iade eden Sezer, 2007 bütçesinin ilk 8 ayında da yine “tasarruflu” davrandı.

    *Demirel döneminde Köşk’te görevli personel sayısı 1200 idi. Sezer, personel sayısı 7 yıl sonunda 450’ye kadar indi.

    *Demirel görevi Sezer’e devrettiğinde, Köşk kadrosunda toplam 40 başdanışman bulunuyordu. Sezer bu sayıyı ilk yıl içinde 4’e kadar indirdi.

    *Sezer’in ilk talimatlarından biri, personelin özel telefon görüşmelerini kendi cebinden ödemesinin sağlanması oldu. Sezer ve ailesi de kendi özel konuşmalarını hep ceplerinden ödediler.

    *Yine Sezer’in talimatıyla, karşılama ve uğurlama törenleri “zorunlu olmadıkça” yapılmadı.

    *Özal ve Demirel döneminde geleneksel hale gelen Razaman’da Köşk’te verilen iftarlar, Sezer döneminde kaldırıldı. Köşk çalışanları, Ramazan’da kendisiyle birlikte iftar yapmak istediklerine ise Sezer, personel yemekhanesine inerek, çalışanlarla birlikte yemek yedi.

    *Semra Hanım, hastane acil servisinde rontgende sıra olunca, Sezer ve eşi, tüm vatandaşlar gibi kuyruğa girip, sıranın kendilerine gelmesini beklediler.

    *Köşk’ten her çıkışında, rastladığı her kırmızı ışıkta diğer araçlarla birlikte yeşil ışığın yanmasını bekledi.

    GEZİDEN DE TASARRUF YAPTI
    10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, selefi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in aksine yurt dışı seyahatlerinde de tasarruf yaptı. Sezer 37 ülkeye 54 ziyaret yaptı.

    DÜĞÜN GÜNÜ YAKILAN ELEKTRİĞİ DE ÖDEDİ 
    *
    Sezer ailesinin yaşadığı 7 yıl 3 aylık süre boyunca Çankaya Köşkü bir de düğüne sahne oldu. Sezer’in oğlu Levent Sezer, Çankaya Köşkü’nde basına kapalı, aile arasında düzenlenen sade bir törenle evlendi. Sezer, Köşk’teki düğün masraflarının tümünü, hatta o gün yakılan elektrik parasını bile kendi cebinden ödedi.

    TATİLDEN DE TASARRUF YAPTI
    *
    Özal döneminde Cumhurbaşkanlığı kullanımına tahsis edilen Okluk Koyu’ndaki yazlık köşke hiç gitmedi. Sezer Cumhurbaşkanlığı’nın Göcek’teki tesisini de hiç kullanmadı.

    72 YASA VETO ETTİ
    Sezer, 2 genel seçim yaşadı ve 3 ayrı hükümetle çalıştı. Başbakan Erdoğan’ın kuracağı hükümeti yeni cumhurbaşkanına bıraktığı için 4. hükümetle çalışmadı.

    Sezer bu süre içinde 1.048 yasayı onayladı, 72 yasayı ise veto etti.

    Onayına sunulan Kanun Hükmünde Kararnamelerden 25’ini onayladı, 7’sini veto etti.

    Toplam 11. 561 Bakanlar Kurulu kararını onayladı, 14’ünü geri çevirdi.

    Atamalara ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarından 175’ine onay verdi, 30’unu geri çevirdi, atamalarla ilgili müşterek kararnamelerin de 5.532’sini onayladı, ancak 769’unu veto etti.

    Sezer 261 kişinin affına onay verdi ancak 10 af önerisini reddetti.

    Meclis’ten askeri törenle uğurlandı 

    July 15

    Teşekkürler Sayın ARKAN

    Microsot Turkiye Genel Müdürü Sayın Çağlayan ARKAN kendisinden rica ettiğim üzere blog'uma bir kaç satır karalama nezaketini gösterdi. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
     
    Genç yönetici adaylarının kendisinden öğrenecek çok şeyi olduğuna inanıyorum. Sayın ARKAN'ı takip etmek için buraya ..... Ziyaretci defterime yazdıklarını okumak için ise buraya tıklayabilirsiniz
     
     
    June 16

    Geç Kalmayın

    Aşağıda ki hikaye gerçek midir ? yoksa bir kurgudan mı ? ibarettir bunu bilemiyorum. Ama size bu hikayeden yola çıkarak tavsiye edebileceğim birşey var. Duygularınızı içinizde saklayarak hiçbir şey elde edemezsiniz. Aşk da olsa nefret de olsa acı da olsa mutlulukta olsa bu böyle. İçinizden geçenleri paylaşın. Hayatı ertelemeyin. Seviyorsanız bunu söyleyin. Sevdiğinizi söyledikten sonra onu kaybedeceğinizi düşünüyorsanız sevdiğinizi söylemeden onu  kaybetmek çok daha acı olur. Buna inanın

    10. sınıf

    İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için 'benim en iyi arkadaşım' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    11. sınıf

    Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, bende tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Son sınıf

    Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım, kapının önünde ona baktım o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, bana "hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...

    Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Aradan yıllar geçti...

    Bir gün o kızın nikahını izliyorum... evet artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldin teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Yıllar çok çabuk geçti...

    Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi...

    "Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi..."

    December 05

    Web Sitem

    Kişisel Web Sitem www.borabicakci.com adresinde yayına başladı. Sitemi ziyaret ederek beni daha yakından tanıma fırsatını yakalayabilirsiniz. Yorumlarınızı sitemin ziyaretcş defterine yazarsanız sevinirim. Hadi tıklayın :) www.borabicakci.com
    October 19

    Aldatan Tüm İnsanlara....Sevgilerimle ;)

    Aşağıda okuyacağınız yazı AYŞE ARMAN tarafından Hürriyet PAZAR gazetesinde kaleme alınmıştır. Beni derinden etkiledi. Sizlerle de paylaşmak istedim.
     
     
    Bir kadının aşkı...
    Karımı 1998'in sonbaharında kaybettim...
    Yedi senelik evliliğimizin iki senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik. Karim, her evlilik yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını çeker ve çerçeveler, "Bunlar bizim hayatimizin gölgeleri" derdi. Öldüğünde,yedi tane resmimiz vardı. 1997'nin bir gecesinde onu aldattım. Oysa ona sürekli onu ne
    kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine ayni şeyi tekrarladım. Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece:"Biliyorum" dedi.
    İzmir'e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim. Fotoğraflarımıza bakıyordum yine...
    Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün fark ettim.
    A.
    R.
    K.
    A.
    S.
    I.
    N.
    Gerisi için yılları yetmemişti. Ama sanırım "Arkasına bak" yazmaya filan niyetlenmişti. Hemen çerçevelerin arkasına baktım. Hiçbir şey yoktu. Sonra bir şey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyormusunuz, her birinin arkasından bir mektup çıktı! Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler yazmıştı. 1997'deki resmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.Ve içinden şu sözler çıktı:
    ''14 Mart 1997/Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi baktı/Söylemene gerek yok,biliyorum..."
    2002'deyiz. Onu kaybedeli 4,aldatalı 5 yıl oluyor. İçim acıyor simdi. Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor...çünkü; aşk sessiz, sevgi dilsizdir...

    October 12

    Blogcu

    Arkadaşlar blog yazılarımı www.blogcu.com/borabicakci adresinden takip edebilirsiniz. Fakat buraya yazdıklarımla www.blogcu.com/borabicakci adresine yazdıklarım birbirinden farklı yazılar. Yani aynı yazılar değil. O yüzden beni buradan takip etmeye devam edin.
    October 07

    olay budur hocam

    รεnin nε ØLduğun bεniм için hiiiç önεмLi dεğiL..sØnuçtα gözlεriмin sαnα bαktığı kαdαrsın..bεn Ø gözLεri sεndεn çεktiğiм αn hØş bi αnı Ølαrαk kαLırsın..!!

    Ask adına bir kaç cümle

    Bir Aşk için yapabileceğin herseyi yaptığına inanıyorsan ve
    buna rağmen hala yalnızsan için rahat olsun;
    Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında
    hafif bir gülümseme yaratmaktan başka
    hiçbir işe yaramayacaktır..Üzülme sen aşkı yaşanması gerektiği
    gibi yaşadın.Özledin,
    içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
    "PEKİ O NE YAPTI?" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.
    Sen aşkını doya doya yaşarken O KENDİNE ENGELLER KOYUYORSA
    BU ONUN SORUNU.
    Bir insan EKSİK YAŞIYORSA, ve bu eksikliği bildiği halde;
    TAMAMLAMAK İÇİN UĞRAŞMIYORSA sen ne yapabilirsin ki onun için?
    Senin hayatı ıskalama lüksün yok. Onun varsa bırak o lüksü
    sonuna kadar kullansın!!!
    October 05

    Mantık

    Öğrenciler ders programını ellerine aldıklarında üniversite de ilk derslerinin MANTIK olduğunu gördüler. Daha sonra sınıfa gidip oturdular ve hocayı beklemeye başladılar. Yaşlı denebilecek bir prof. derse girmişti. Çantasını masaya koyduktan sonra DERSİMİZ SİZİNDE BİLDİĞİNİZ GİBİ MANTIK  dedi. Tam da bu sırada öğrencilerden bir tanesi HOCAM MANTIK DERSİNİ NEDEN ALIYORUZ, MANTIK BİZE NE KAZANDIRIR BUNU ANLATIR MISINIZ  dedi. Bunun üzerine hoca  BUNU SİZE BİR ÖRNEK İLE AÇIKLAMAK İSTİYORUM dedi. MADEN OCAĞINDAYERİN 200 M altında çalıştıktan sonra ÇIKAN 2 İŞÇİDEN BİR TANESİ BEMBEYAZ TULUMU İLE GİRDİĞİ GİBİ ÇIKTI. DİĞERİ İSE SİMSİYAH, KÖMÜRLER İÇİNDE .....MADEN OCAĞININ GİRİŞİNDE BEKLEYEN 15-20 KİŞİLİK GRUBA bunlardan hangisi pis hangisi temiz DİYE SORDULAR dedi....Öğrenciler hemen SİYAH OLAN PİS BEYAZ OLAN temiz dedi.....Öğretmen gülümseyerek İŞTE ÇOCUKLAR MANTIK HANGİSİNİN TEMİZ HANGİSİNİN PİS OLDUĞUNU SORMADAN ÖNCE AYNI YERDEN GELEN 2 KİŞİNİN NEDEN BİRİNİN PİS NEDEN BİRİNİN TEMİZ OLDUĞUNU SORGULAR dedi....

     

    Bu da öğrencilere kapak oldu :)

    September 16

    ......

    Birlikte yasayabilicegin biriyle degil Onsuz yasamiycagin biriyle ol
    Geldigi zaman,  Bosluk dolduranlardan degil, Gittiginde yeri dolmayanlardan olsun...

    Kalp

    ______ ######________________ ######__________
    ___#############________#############____
    __################__################_
    __###############_____*################___
    ___#################*_###############*_
    ______##############################__
    ________=##########################____
    ___________*####################=______
    _____________*###############__________
    ________________##########_____________
    _________________######________________
    __________________###__________________
    ___________________#___________________
    September 09

    gitmek mi yoksa kalmak mı ?

    Gitmek mi zoR KaLmak mı yoKsa bakakalmak mı daha zoR ??
    Ağlayamamak, koNuşamamak, SusMaK..
    baKmak sadece Bakmak bu mu zoR oLan bu mu iNsana en çoK koyan?
    göZLerin doLar aRdından bakArken,
    dut yemiş bülbülsündür, En çoK hayKırmak isteyen senken
    sözLerin değiL, gözlerindir seni anLatan ve gözlerindeki bugündür seni AnLatan
    eLveda sözcüğünü kullanamazsın çüNkü konuŞmak yasAK..
    ağLamaksa yüRek ister. suSmaksa yapabileceğinin en iyisi
    uğURLama meRAsimi yoKtur bu yoLcuLukta koLun kalkmazki
    eL saLLamaya mecaLin ve isteğin yoKTUR
    GeLenektir yoLcunun aRkasından su döKmek
    değİL su dÖKmek, giTme!! diyebilmek cesaRet isTer
    Konuşmak yasak susup baKmaksa yapabileceğiinin eN İiisi
    gİTmek mi zoR yoKsa kaLmak mı YOksa aRkasından bakakalmak mı????
    September 06

    !!! UYARI !!!

    Arkadaşlar şunu farkettim ben ..... Spaces'ime şuan itibariyle 3227 kişi ziyaretci olarak gelmiş. Sayaçta ki sayıya bakmayın siz ben onu sonradan eklemiştim. Ama ziyaretci defterine 5 kişi yazmış  Olmuyo böyle ama arkadaşlar  Lütfen biraz daha duyarlı olalım ve ziyaretci defterini dolduralım. Adı üstünde ziyaretci defteri yawww . Ziyaretci defterine ulaşmak için tıklayınız . Hadi görim bakim sizi
    August 31

    ..

    Üstünde etiketi olan herşeyi elbet birgün alabilirsin. Ancak namus, şeref, dürüstlük, insanlık parayla satın alınmaz. Önemli olan da parayla satılana değil, parayla alınamayana sahip olmaktır.
    August 04

    Kınama

    Benim eski msn spaces'im üzerinde değişiklik yaparak LIVE SPACES versiyonuna otoamtik olarak çeviren MSN'i şiddetle kınıyorum....Ben eski versiyonundan son derece memnundum kardeşim....eğer isteseydim kendim kullanırdım live messenger'ı .....alllaaaa allaaaaa....hiç beğenmedim bu görüntüyü ben.....eski versiyonumu geri istiyorum
    July 25

    Karşılıksız Sevmek

    Hiç beklentisiz sevdiniz mi? Yani bugün telefon etmedi demeden, " şu an nerede acaba "
    diye kendi kendinizi yemeden, " yaş günümü hatırlayacak mı acaba " diye bir beklenti
    içine girmeden... sevdiniz mi hiç? Onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip,
    onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi hiç ?
    Yanında ki herhangi bir arkadaşına aldırmamayı öğrenip, ama aldırmıyormuş gibi yapmadan,
    gerçekten aldırmadan, " bitecekse biter , bunu ben değiştiremem ,
    beni sevmeyi bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi " diye düşünüp ,
    onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç?
    Hiç beklemeden çalan bir kapıda onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir misiniz siz ?


    Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden.. Ve beklemeden gelen
    bir 'SENİ SEVİYORUM' mesajının tadına varabildiniz mi hiç? Siz istediğiniz için değil ,
    o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadına
    varabildiniz mi hiç? Bugün beni hatırlamadı yerine.. " Hiç beklemiyordum ,
    senin geleceğini " diyebilmek ne güzeldir oysa.. Onu boğmadan, kendinizi boğmadan ,
    sevebilmek ne güzeldir.. Sahiplenme duygusundan uzak , sevmenin , sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç? Yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile kendi
    kendimizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize, hiç beklenmeyen bir demet
    çiçekle mutlu oldunuz mu ? Beklentisiz sevin..
    O sizin sevgiliniz oldu için değil.. Ona tapulu malınız gibi.
    Çantanız, arabanız gibi davranma hakkınız olduğunu düşünmeden.
    Onu sevdiğiniz,onun da sizi sevdiği için , SEVİN...

    Unutmayın

    Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulmak için kanat çırpıp duruyormuş.Hava o kadar ayazmış ki minik kus dayanamayıp karin üstüne düşmüş. minik kus öylesine çaresiz soğuk karin üstüne ölümü beklerken oradan geçen bir inek kusun üstüne pislemiş .kus buna öyle bir sinirlenmiş ki hani kanatları donmamış olsa kalkıp ineği dövecek.birde bakmış ki pisliğin sıcaklığı ile o donmuş kanatları çözülmüş,yasama geri dönmüş.öyle bir sevinçle ötüyormuş ki oradan geçen bir kedi bunun sesini duymuş ve pisliği deşeleyip kuşu oradan çıkarmış, kus bunada çok sevinmiş ve kediye teşekkür etmek için ağzını açacakmış ki kedi onu bir lokmada yemiş...

    Bu hikayeden çıkaracağımız 2 ana fikir var

    1. Her üstüne pisleyeni düşmanın sanma !
    2. Seni her pislikten çıkaranı dostun sanma !

    .................

    Anlamsız bir şey için nice anlamları yok edebilirim.Hayatıma girip canım olmuş bir insan için nice canlar feda edebilirim. Bir an deli mutluyken 1sn. sonra niye değiştiğimi anlamayabilirim. insanlar hiçbir şeyi takmadığımı söylerken aslında her şeyi taktığımı anlamamalarına gülerim

    Anladım

    Her vazgeçişin bir mağlubiyeti,bir iç hesaplaşması vardır.
    Ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Anladım ki;Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..!